Urladan Çeşmeye giden yolun sol tarafında günümüzde sadece
patika olarak kalmış eski İzmir-Çeşme yolu yer yer farkedilir.
Bu yol Yüksek Teknoloji Ensitüsünü geçtikten sonra biraz daha
belirginleşip Çeşme'ye kadar devam eder. Üniversiteyi geçtikten
sonra Çeşme yönüne doğru giderken, dar bir sapak bu eski yola
geçme olanağını verir. Tarlaların arasından yola devam edilirse
ilk olarak terk edilmiş eski bir jandarma karakol binasıyla karşıla-
şılır.
Bu jandarma karakolu Rum yerleşimi sırasında çevrenin
güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuştur.Rumların bu bölge-
den ayrılmasından sonrada Türk Jandarma karakolu olarak görev yapıp ,Çeşme İzmir arasındaki yol güvenliğini sağlamanın
yanında kaçakçılığıda önleyerek uzun yıllar hizmet vermiştir.
Yeni yolun 1964 yılında açılmasından sonra ise bu karakol önemini yitirip, zaman içerisindede terk edilmiştir. Bahsettiğim ibadet alanına ulaşmak için bu karakolu geçip az ilerdeki çam
ormanına doğru yola devam edilirse, sol tarafta bir traktörün
geçebileceği genişlikte patika bir yolla karşılaşılır.Bunu izleyerek orman içerisinde yolunuza devam edin. Çam ağaçlarının arasında güzel bir yürüyüş yapacağınıza emin olabilirsiniz.
Zaman zaman yolunuza çıkan ufak yokuşlarıda aşarak ormanın sonuna, hatta bundan sonra karşınıza çıkacak olan ovanın bitim yerine kadar yürüyün.
 Burada bir dağ sırası ile karşı
laşılır. Dağın yan yüzündeki kırık fay hattını sizin göstergeniz
olacaktır. Bu işareti sol tarafınıza alarak aynı hizada yolunuza
devam ederseniz yaklaşık 10 dakika sonra çok az kişinin bil
diği bu ibadet merkezine ulaşırsınız. Dokuz Eylül Üniversitesi
Arkeoloji bölümü tarafından geçtiğimiz yıllarda köylülerin bildir
mesi sonucunda buldukları bu bölgenin önümüzdeki yıllarda
daha çok ilgi çekeceği bir gerçektir.
Büyük bir dağın kısmen doğal ,birazda taşların yontulmasıyla
oluşturulmuş bu ufak ibadet odasının Rum yerleşiminden çok
önceki zamanlardada kullanıldığı düşünülmektedir. İyonyanın
en önemli şehirlerinden birisi olan Klazomenaininde bu civarda
kurulmuş olması, bölgedeki verimli topraklardan sağlanan bol
üretimin tarihin eski zamanlarından beri bilindiğini gösterir. Bu
rada kayaların oyulmasıyla yapılmış haç simgeleri bir hristiyan
ibadethanesi olduğunu, yerleşim yerlerinden uzak bir bölgede
bulunmasıda hristiyanlığın ilk başladığı zamanlarda oluşturul
duğunu düşündürür.
Bu bölgeden yaklaşık 5 dakikalık bir me
safede bulunan eski bir Rum köyünde hiç ibadethane bulunma
ması o yerleşim zamanındada burasının dinsel bir merkez ol
duğu fikrini kuvvetlendirir.
Mübadele sonucu terk edilen bu bahsettiğimiz köyden ise gü
nümüze çok az bir kalıntı ulaşmıştır. Bakımsızlık, deprem ve
diğer doğal olaylar sonucunda tüm evler yıkıldığından köyün
sınırları ve hatta yolu bile tam olarak belli değildir.
|