ACİL YARDIM YÖNTEMLERİ

 
KALP KRİZİ

Damar sertliği, atar damar duvarlarına kolesterol depolanmasıyla başlar. Kalbimizi besleyen koroner damarlarla birlikte vücudun diğer atar damarlarını da tutabilir. Atar damar duvarlarında kalınlaşma ve zedelenmeye yol açar. Böylece atar damarların iç çapı daralmaktadır. Bu oluşum sonucu koroner damarlarda taşınan kan miktarı azalmakta ve buna bağlı olarak da kalp kasına giden oksijen miktarı yetersiz kalmaktadır. Kalp krizi, damar sertliği sonucu koroner damarların tamamen tıkanması, böylece kalp kasının oksijen ve besin desteğinin kesilmesidir.

RİSK FAKTÖRLERİ

Damar sertliği gelişmesiyle beraber ilerleyen yaşlarda kalp krizi görülme sıklığı artmaktadır. Kan kolesterol düzeyinin yüksek olması. Özellikle kan kolesterol düzeyi 200 mg/dl’nin üzerinde olan hastalar, altında olanlara göre beş kat daha fazla kalp krizi geçirme riski taşırlar. Sigara, damar sertliği ve kalp krizi görülme sıklığını arttıran en önemli risk faktörlerinden biridir. Günde bir paketten fazla sigara içen erkeklerde kalp krizi riski 3-5 kez, ölüm riski % 70 oranında sigara içmeyen gruba göre yüksektir.
Şeker hastalığı olanlarda olmayanlara göre kalp krizi geçirme sıklığı iki kat daha fazladır. Kan basıncının (Tansiyon) yüksekliği kalp krizi riskini artıran önemli olaylardan biridir. Şişmanlık sıklıkla yüksek kolesterol düzeyi, şeker hastalığı ve yüksek tansiyonla beraberdir. Vücut ağırlığı normalin % 20’den fazla ise kalp krizi riski artmaktadır.
Fiziksel aktivitelerin az yapıldığı, hareketsiz hayat sürdürenlerde damar sertliği ve kalp krizi riskinin aktif yaşam tarzı olanlara göre yüksek olduğu bilinmektedir. Ailesinde kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve şeker hastalığı olan kişilerde bu hastalıkların görülme sıklığı yüksektir. Yine de bazı hastalarda herhangi bir risk faktörü bulunmaksızın kalp krizi görülebileceği unutulmamalıdır.

BELİRTİLER

Kalp krizinin en korkulan ve bilinmesi gereken belirtisi ani ölümdür. Ne yazık ki kalp krizi geçiren hastalarda meydana gelen ölümlerin yarısına yakını hastaneye bile ulaşamamaktadır. Kalp krizlerinde görülen ani ölümün nedeni meydana gelen ritm bozukluğu sonucu oluşan kalp durmasıdır.
Ani ölüm meydana gelmeyen vakalarda hastaların büyük çoğunluğunda göğüs ağrısı gelişir. Koroner damarların kısmen tıkalı olduğu hallerde, genelde egzersiz ve ağır stres gibi kalbin oksijen ihtiyacının arttığı durumlarda gelişen, daha kısa süreli ve şiddeti daha az olan ağrılar olur. Klasik olarak kalp krizinde; 30 dakikadan uzun süreli, göğüs kemiği arkasında hissedilen, sıkıştırıcı, baskı, ağırlık veya yanma hissi olarak ifade edilen, egzersizle ilişkisi olmayan, çeneye, sol kola, her iki kola, mide üzerine yayılabilen ağrılar meydana gelir. Dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta her hastada ağrının bu klasik belirtilerinin olmayabileceğidir. Bazen batıcı tarzda olabilir. Her zaman çok şiddetli ağrılar olmayabilir, hatta yaşlı veya şeker hastalığı olan hastalarda ağrısız kalp krizleri görülebilir.
Kalp krizi geçiren hastalarda görülen bir diğer yakınma da nefes darlığıdır.
Kalp krizinde görülen diğer bulgular halsizlik, bulantı, kusma ve terlemedir.

KALP KRİZİNDEN ŞÜPHELENİLEN HASTADA İLKYARDIM

Kalp krizi geçirmekte olduğundan şüphelenilen şuuru açık hastaya verilecek ilkyardımda ilk adım hastanın sakinleştirilmesi olmalıdır. Soğuk kanlı bir şekilde, yumuşak bir tonda hastayla konuşulmalıdır. Panik yaratmamalı, bağırmamalı ve hastaya güven telkin edilmelidir. 112’nin erken aranması çok önemlidir. Bu nedenle risk faktörlerinin bilinmesi ve kalp krizinin habercisi olan yakınmaların ve bulguların bilinmesi gerekir.
 Sayfaya dön